Tarihi Doku Sanat ve Lezzetle Buluşuyor: Fişekhane’ye Hoş Geldiniz!

Uzun zamandır görmek istediğiniz sergiyi ziyaret ettiğiniz, Türk ve Dünya mutfağından onlarca seçenek arasından tercih yapıp yemek molası verdiğiniz, hepsinin ardından dev bir sahnede merak ettiğiniz o oyunu izleyebildiğiniz bir gün hayal edin. Ne kadar keyifli bir gün değil mi? Şimdi de bunların tamamını tarihi dokuya sahip, geniş açık alanları olan tek bir mekânda yapabileceğinizi düşünün. Fişekhane’ye hoş geldiniz!

ABD’deki tarihi “25. Cadde”, Danimarka’daki “Strøget”, Hollanda’daki “8. Sokak”, Güney Karolina’daki King Street… İşte 200 yıllık tarihi geçmişi olan Fabrika-i Hümayun Fişekhane’yi dünya standartlarında bir restorasyon projesiyle İstanbul’un kültür-sanat, lezzet ve yaşam durağına dönüştürürken tam olarak bu yaşam alanlarının ruhundan esinlendik. Böylece 19. yüzyılın sonundan 21. yüzyıla kadar, önce bir sanayi tesisi, ardından askeri tesis olarak kullanılan ve kamuya kapalı olan bu büyük alan, restorasyonla birlikte halka açık bir yaşam alanına, bir çekim merkezine dönüştü...

Fişekhane Tarihine Kısa Bir Yolculuk Yapmaya Ne Dersiniz?

Fişekhane’nin duvarları arasında gezinirken iki temel yapı elemanı gözünüze çarpacak: ahşap ve taş. Yepyeni ve heyecan verici bir mekanda tarihi dokuyu bu denli hissedebilmenizi sağlayan da aslında bu elemanlar ve elbette “yapıya minimum müdahale” anlayışıyla yürütmüş olduğumuz onarım süreci. Yapının özgünlüğünün korunması, tarihsel, kültürel, estetik ve sembolik niteliklerinin kaybedilmemesi adına geleneksel yapı malzemeleri ve teknikleri yeni teknolojilerle birlikte kullanıldı. Restorasyon sürecinde yapının ve özellikle ahşabın hafızasına saygı duyarak aynı cins malzeme ile onarma ve tamamlama felsefesinden yola çıktık. Sürecin uzmanlık gerektiğinin bilinciyle, çeşitli uzmanlardan yardım aldık. Bodrum’dan gelen gulet ustaları, ahşabı tanıyan eller olarak zamanı geri çevirmemize yardımcı oldular. Zarif ve kırılgan görünse de aslında yıllara meydan okuyan ahşap makasları kaldırmak ya da herhangi bir ahşaptan üretmek yerine yine benzer bölgeden sedir olarak seçilip getirilmesini tercih ettik. Zarar görmüş ahşaplar özel ilaçlı sulardan bekletilerek yeniden kullanılabilir hale getirilirken temizlenen kısımlar, aynı nitelikte masif ahşap malzeme ile restore edildi. Tüm bu süreçte bir yapının değil kent belleğinin ve kültür tarihinin de yapılarla birlikte onarılmasını hedefledik. Bu sürdürülebilir anlayışın devamı olarak fabrika sahasındaki değerli ağaçları da koruma kapsamına aldık. Fişekhane’de gezerken restorasyon sürecinde tek tek numaralandırılarak korunmaya alınan ağaçların üzerindeki levhaları görebilirsiniz...

Kültür-sanat, Lezzet, Tarih ve Yaşam Tek Çatı Altında

“İstanbul’un tarihi ve gezilecek mekanları” listesine giren ve belediye tarafından da kahverengi tabelayla tescillenen Fişekhane’nin İstanbul’un yeni buluşma noktası haline gelmesinin en önemli nedeni, geniş açık alanlar, tiyatro, sinema ve konserler gibi kültür-sanat etkinlikleri, Türk ve Dünya mutfağından gurme restoranların bir araya geldiği geniş bir seçkiyi ve doğal lezzetler sunan butik markaların bulunduğu bir pazar yerini birlikte sunuyor olmamız. Yani kokular, tatlar, sesler ve Fişekhane’nin görkemli tarihiyle beş duyunuza hitap etmeyi hedefliyoruz. Sinefillere, sanatseverlere, moda severlere, gastronomi tutkunlarına ve şehrin tarihi atmosferini yansıtan mekanlarda vakit geçirmekten keyif alan herkese hitap edecek alanlara gelin birlikte göz atalım. 

Tiyatroseverler İçin İstanbul’un En Yeni Sahnesi

Küçücük mekanlara sıkışmak durumunda bırakılmış sahneler İstanbul gibi bir şehirde zorunlu olarak sık karşılaşılan bir durum… Fişekhane’nin tiyatro, konser ve çağdaş sahne sanatlarına, dünyaca ünlü performanslara ev sahipliği yapan, tarihi atmosfere sahip geniş sahnesiyle dönem filmlerinde sıkça rastladığımız o büyüleyici hissi yeniden sanatseverlerle buluşturuyoruz.

Tarihi ambiyansı korumanın yanı sıra farklı ihtiyaçlara göre şekillenebilen iki tiyatro salonumuzla yaz sezonunda da sanatseverlere tatmin edici deneyimler yaşatmayı hedefliyoruz. Kısa süre içinde yeniden aktif hale geleceğini umduğumuz etkinliklerden haberdar olmak için blog’umuzu tekrar ziyaret ederek yakın zamanda paylaşacağımız etkinlik takvimine göz atmayı unutmayın.

Sanatseverler İçin Cocoon

Uzun bir sürecin ardından kozamızdan çıkarak sanat etkinliklerini tüm gücümüzle kucaklıyoruz. Bunu da elbette Contemporary İstanbul Sanat Vakfı’nın ilk sergi ve üretim mekanı olma özelliği taşıyan, Fişekhane’deki sanat durağımız Cocoon’da yapıyoruz. 

Hem lokal hem de uluslararası alanda üretilen pek çok eseri İstanbul’daki sanatseverlerle buluşturmayı hedefleyen Cocoon’daki güncel sergimiz ise “Hareket Eden Anılar”. CIF ve Borusan Contemporary iş birliğinde gerçekleşen, küratörlüğünü Ayça Okay’ın yaptığı sergide teknolojinin sanat üzerindeki etkisinin giderek arttığı bir çağı, İstanbul gibi metropollerin yaşam deneyimi üzerinden görme şansı buluyoruz. Fotoğraf, ışık heykeli, projeksiyon, artırılmış gerçeklik ve yeni medya yerleşimleri gibi yeni pratiklerin aldığı “Hareket Eden Anıları”nı 6 Ağustos 2021’e kadar görebileceğinizi hatırlatalım.

Pazar ve Pazartesi günleri hariç her gün 10.30 -18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebileceğiniz Cocoon’u ajandanıza eklemeyi unutmayın. 

Sinefiller için Cinemo ve Açık Hava Sineması

Kent hafızasını tazelemek istediğimiz, sinefilleri dar alanlardan çıkarıp hak ettikleri film izleme deneyiminin kalitesini artırmak üzere yola çıktığımız bir diğer alan ise sinema. 200 yıllık bir tarihi geçmişe sahip alan içerisindeki Cinemo ile AVM sinemalarında zaman geçirmekten hoşlanmayanlara aradıkları alternatifi sunarken yaz boyunca da açık hava sineması keyfini modern dokunuşlarla yaşatmayı planlıyoruz. Tarihi su kulesi önünde yer alan açık hava sinemasında nostaljik filmler izlemek için kimleri davet etmek istediğinizi düşünmeye şimdiden başlayabilirsiniz. 

Gastronomi Tutkunları için Geniş Bir Arşiv

Fişekhane olarak yemek ve lezzet konularını son derece ciddiye alıyoruz. Türk ve dünya mutfağının en lezzetli yemeklerini sunan seçkin restoran ve kafeleri ve ödüllü şefleri bir araya getiriyoruz. Anadolu’nun her yerinden lezzetlere rastlayabileceğiniz, dünyaca ünlü şef Ömür Akkor’un yarattığı, Bursa’nın sevilen restoranlarından Zennup’tan, Lübnan mutfağının en özel lezzetlerini Fişekhane’ye taşıyan ve Dubai’den sonra Türkiye’de yer alan Al Hallab 1881’e geniş bir seçki sunarak yeme-içme tutkunlarını karar verme sürecinde zorluyoruz!

İkinci şubesi kısa süre önce Beverly Hills’de açılan ve açılışını Gigi ve Bella Hadid’in babası Mohammed Hadid’in yaptığı dünyanın ilk tahin butiği The Levant Tahinier, Diyarbakır Mutfağı lezzetleriyle buluşmamıza aracılık eden Fırın-ci, enfes Boşnak Mutfağı’nı ayağımıza getiren Ferida ve Uzak Doğu mutfağı düşkünlerinin vazgeçilmezi Sushico, keyifli menüsü ve rahat ortamıyla şehrin en popüler kafelerinden Cookshop gibi onlarca farklı yeme-içme deneyimi sunan kafe ve restoran Fişekhane’nin tarihi bir ambiyansının altında buluşarak buraya renk ve lezzet katıyor. Bir sonraki yazımızda bünyemizde bulunan lezzet duraklarını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz, takipte kalın!

Özgün Bir Alışveriş Deneyimi Arayanlar için Pazar Yeri

Fişekhane’deki gastronomi tutkumuz yalnızca restoran ve kafelerle de sınırlı değil. Alışverişin yalnızca bir ürüne sahip olmanın ötesinde bir arayış olduğunun farkında olarak yola çıktığımız Pazar Yeri’yle, ziyaretçilere geniş bir avluda, adeta bir semt pazarı deneyimi sunuyoruz. Pek çok butik ve yerel markanın yer aldığı bu alanda baharatlar, zeytinyağları, soslar, yumurtalar ve aklınıza gelebilecek diğer onlarca organik ürünü sunan markaya yer veriyoruz.

Uzun lafın kısası, yerli ve yabancı sanatçıları ağırlayacağımız açık alan performansları, yeni oyunlar, filmler, konserler ve diğer onlarca kültür-sanat etkinliğine ev sahipliği yapacağımız bir döneme giriş yaparken sizlerle tanışmak için sabırsızlanıyoruz. 

Fişekhane’de yapılabilecekler, detaylı etkinlik duyuruları, şeflerden lokal marka sahiplerine farklı alanlarda uzmanlarla röportajlar ve çok daha fazlası için fırsat buldukça blog’umuza yeniden uğramayı unutmayın. 

Yeniden hoş geldiniz!