TARİHLE İÇ İÇE BİR YAŞAM

İstanbul Boğazı’nın girişinde, Kennedy Caddesi sahil yolunda kültür-sanat, lezzet ve eğlence severler için artık yepyeni bir buluşma noktası var. Fişek Fabrikası diğer adıyla Fişekhane, savaşlarla dolu bir dönem olan 19. yüzyılın ilk yarısında, Osmanlı ordusunun modernleşme çabalarının göstergelerinden biri olan “Zeytinburnu Fabrika-i Hümâyûnu”na ev sahipliği yapıyor. 100 yılı aşkın bir süre kamunun kullanımına kapalı kaldıktan sonra, dünya standartlarında bir restorasyon çalışmasıyla yeniden şehre kazandırıldı. 

Fişekhane, tarihi atmosferi modern mimari ile birleştirerek İstanbul’a yeni bir soluk getiriyor. İstanbul’da turistik ve görülmesi gereken mekanları arasında ilk akla gelen Sultanahmet Meydanı, Kız Kulesi gibi yerlerle birlikte ‘İstanbul’un tarihi ve gezilecek yerleri’ listesine de giren Fişekhane, geniş açık alanları, kültür-sanat etkinlikleri, seçkin gurme restoranları, artizan lezzetleri, ulaşım kolaylığı ve tarihi atmosferiyle, yaşamın her alanını kucaklayarak, şehrin yeni buluşma noktası olma yolunda öne çıkıyor.

1845’lerde bu alanda inşa edilen yapılara; tarihi kimlikleri ve mimari estetikleri korunarak modern işlevler kazandırıldı. Böylece tüm yapılar, yaşanmışlık izleri ve tarihi dokusu ile modern yaşama yeniden entegre edildi. Tarihi yapılarda işlev değişikliğine gidilirken çağın gerekleri ve günümüz insanının ihtiyaçları göz önünde tutuldu. Yapılar yeni işlevini kazanırken geleneksel ve modernin doğal bir şekilde bir birleşmesi hedeflendi. Özgünlüğü korunarak, büyük bir hassasiyetle restore edilen ve günün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden işlevlendirilen Fişekhane, 19. yüzyıl mimarisinden izler taşıyan tarihi atmosferiyle, ziyaretçilerini büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor.

Zeytinburnu Fabrika-i Hümâyûnu olarak anılan 1. Ordu Ağır Bakım Tamir Fabrikası yapı topluluğu içinde yer alan ve varlığını günümüze kadar sürdürmüş Fişekhane (Uzun Bina), Hamam, Dökümhane (Orta Bina), Komutanlık binaları ve Su Kulesi bulunuyor.

Çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarihi katman katman olan bir şehirde bu tür binalar şehrin hafızasını oluşturur. Tarihi bu kadar eski medeniyetlere uzanan İstanbul gibi bir şehirde kentin hafızasını korumak çok önemli. Nüfusu hızla artan bir şehirde hafızanın devredilebilmesi, kıymetinin bilinmesi ancak mirası korumakla mümkündür. Mirası koruyabilmek de, o mirası insanla buluşturabildiğinizde mümkün hale gelir. 

Fişekhane’de, dünya standartlarında bir restorasyon yapılarak, 200 yıla yakın bir süre kullanıma kapalı kalan alanlar yeniden yaşayan mekânlara, kültür sanat ve yaşam alanlarına dönüştürülerek kamunun kullanımına açıldı.